Aydın isminin kökeni, antik çağlara kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Şehir, antik dönemde “Tralleis” adıyla anılmıştır. Tralleis ismi, bölgeye yerleşen Tralli kavminden gelmektedir. Bu kavim, MÖ 2000’li yıllarda Anadolu’ya göç etmiş ve bölgede güçlü bir yerleşim oluşturmuştur. Tralleis Antik Kenti, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir ticaret ve kültür merkezi olmuştur. Özellikle Roma döneminde şehir, mermerden inşa edilen yapıları ve sanat eserleriyle tanınmıştır.
Bizans İmparatorluğu döneminde şehir, “Güzel Asya” olarak anılmıştır. Coğrafi konumu nedeniyle Meander (Büyük Menderes) Vadisi boyunca zengin tarım arazilerine sahip olması, Aydın’ı önemli bir yerleşim yeri hâline getirmiştir. Bizans döneminde bölgede ticaret ve tarım faaliyetleri gelişmiş, aynı zamanda bölge Hristiyanlık açısından da önemli bir merkez olmuştur. Bizans kaynaklarında şehir, zaman zaman “Tralles” ve “Tralleis” adlarıyla anılmıştır.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin 12. yüzyılda bölgeyi fethetmesiyle birlikte, Türk kültürünün izleri şehirde görülmeye başlamıştır. Selçukluların ardından, Menteşe Beyliği ve daha sonra Aydınoğulları Beyliği bölgede hâkimiyet kurmuştur. 1300’lü yıllarda, beyliğin kurucusu olan Aydınoğlu Mehmet Bey’in adı, zamanla şehirle özdeşleşmiştir. Aydınoğulları Beyliği, denizcilik alanında büyük başarılar elde etmiş ve İzmir, Ayasuluk (Selçuk) ve Aydın çevresinde güçlü bir beylik oluşturmuştur. Bu süreçte, şehir “Aydın Güzelhisarı” adıyla anılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu, 1390 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Aydın’ı topraklarına katmıştır. Osmanlı kayıtlarında şehir, “Aydın” olarak anılmaya devam etmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra, şehrin adı resmî olarak “Aydın” olarak kabul edilmiştir. Aydın ismi, hem Aydınoğulları Beyliği’nden hem de kelime anlamı olarak “ışık, aydınlık” gibi olumlu çağrışımlardan beslenmiştir. Günümüzde Aydın, zengin tarihi mirası ve bereketli topraklarıyla Türkiye’nin Ege Bölgesi’ndeki önemli şehirlerinden biri olmaya devam etmektedir.