Adıyaman isminin kökeni, tarih boyunca farklı medeniyetlerin etkisiyle şekillenmiş ve çeşitli teorilerle açıklanmıştır. Eski kaynaklara göre, şehrin adı Hititler döneminde “Anatolia’nın önemli şehirlerinden biri” olarak kaydedilmiştir. Hititler’den sonra bölgeye Asurlular, Persler ve Romalılar gibi birçok uygarlık hâkim olmuştur. Roma döneminde şehrin adı “Perre” olarak anılmaktaydı ve bu isim, bölgede bulunan su kaynakları ve yeraltı şehirleriyle ilişkilendirilmiştir. Adıyaman’da günümüzde de görülebilen Perre Antik Kenti, bu dönemin önemli bir izidir.
Adıyaman ismiyle ilgili en yaygın anlatımlardan biri, Arap-İslam fetihleri sonrası gelişmiştir. Araplar, bölgeyi fethettiklerinde buraya “Hısn-ı Mansur” adını vermiştir. Hısn-ı Mansur, Arapça’da “Mansur’un Kalesi” anlamına gelir ve Abbasi Halifesi Mansur’un bölgeye verdiği önemi simgeler. Uzun yıllar boyunca bu isim kullanılmış, ancak halk arasında farklı bir adlandırma gelişmiştir. Osmanlı döneminde de bu isim korunmuş, ancak halk arasında “Adıyaman” isminin yaygınlaştığı görülmüştür.
Adıyaman isminin kökeniyle ilgili halk arasında anlatılan bir başka rivayet ise, “Adı Yaman” ifadesinden türediğidir. Efsaneye göre, bölgede yaşayan cesur ve yiğit insanlar nedeniyle buraya “Adı Yaman” yani “adı sert, güçlü” anlamına gelen bir isim verilmiştir. Zamanla bu isim halk arasında benimsenmiş ve Osmanlı döneminde resmî kayıtlara geçmiştir. Bu anlatı, özellikle bölgenin mücadeleci ruhunu ve tarih boyunca birçok savaşa sahne olan stratejik konumunu vurgulamaktadır.
Cumhuriyet döneminde, şehir resmî olarak Adıyaman ismiyle anılmaya başlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte bölge, Güneydoğu Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri hâline gelmiş ve tarihi dokusunu koruyarak gelişmeye devam etmiştir. Günümüzde Adıyaman, başta Nemrut Dağı ve Kommagene Krallığı’na ait kalıntılar olmak üzere zengin bir kültürel mirasa sahiptir ve tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış kadim şehirlerden biri olarak varlığını sürdürmektedir.