Osmaniye, Türkiye’nin güneyinde yer alan ve tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Antik çağlarda bu bölge, Kilikya olarak bilinirdi ve stratejik konumu nedeniyle önemli bir ticaret ve kültür merkeziydi. Hititler, Asurlular, Persler ve Makedonlar gibi büyük uygarlıkların hüküm sürdüğü bu topraklar, zengin tarihi mirasıyla dikkat çeker. Özellikle Kilikya Krallığı döneminde bölge, Doğu ve Batı arasındaki ticaret yollarının kesişme noktası olarak büyük bir öneme sahipti.
Roma İmparatorluğu döneminde de önemini koruyan bölge, daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetine girdi. Orta Çağ boyunca Arap akınlarına maruz kalan Kilikya bölgesi, bir süre Ermeni Krallığı’nın kontrolünde kaldı. Selçukluların Anadolu’ya girişiyle birlikte Türklerin etkisi hissedilmeye başlandı. Bölge, Haçlı Seferleri sırasında da stratejik önemi nedeniyle birçok çatışmaya sahne oldu ve üstünlük sürekli el değiştirdi.
Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişiyle beraber 14. yüzyılda bölge Osmanlı topraklarına katıldı. İşte bu dönemde “Osmaniye” ismi ortaya çıktı. Şehrin adı, Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’ye atfen verilmiştir. “Osmaniye” kelimesi, “Osman’a ait” veya “Osmanlıya bağlı yer” anlamına gelir. Osmanlı döneminde bölge, özellikle Yörük ve Türkmen aşiretlerinin yerleşim yeri olarak kullanılmış ve imparatorluğun güney sınırlarının korunmasında önemli bir rol oynamıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Osmaniye, önce Adana iline bağlı bir ilçe olarak yönetilmiş, 1996 yılında ise ayrı bir il statüsüne kavuşmuştur. Şehrin ismi, Osmanlı tarihine ve mirasına atfen korunmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Bugün Osmaniye, zengin tarihi geçmişi, kültürel mirası ve stratejik konumuyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olmayı sürdürmektedir.